Giyilebilir Elektonik ’te Lider Neden ABD Olur?

Giyilebilir Elektonik ’te Lider Neden ABD Olur?

Büyük fikre sahip girişimciler Amerikan inovasyon ekosistemi tarafından her zaman desteklenir. MIT, Berkeley, Stanford ve Carnigie Mellon gibi üniversiteler bu ekosistemde girişimcilik ruhunu aşılandığı kuluçka merkezi görevini üstlenirler. Filizlenen fikirler, üniversite laboratuarlarda yeşermeye ve büyümeye, ürüne dönüşmeye başlarlar. Üniversite, fikri mülkiyet haklarını alır, korur ve daha sonra sahiplerine devreder. Prototip olarak işleyen ürünün pazara sunulması için yatırımcıya ihtiyaç vardır. Amerikan inovasyon ekosisteminde bu alanda da zengin finansal araç alternatifleri mevcuttur. Böylece fikirler filizlenir, yeşerir, büyür ve meyve vermeye başlar. investor silikonvadisi.tv Amerikan inovasyon ekosisteminin başarısının en somut örneklerinden biri giyilebilir elektronik sektörü. Akıllı gözlükler, akıllı saatler, bileğe takılan aktivite izleyicileri şu anda buzdağının görünen kısmı. Giysilere yerleştiren, bileklik olarak takılan, gözlük olarak kullanılan, deri üzerine dövme misali yerleştirilen ya da kulağa takılan cihazlar hızla çoğalıyor. Dünyanın birçok yerinde telekomünikasyon, enerji, otomobil veya biyomedikal alanalarda önemli ilerlemeler kaydedilirken ABD’de irili ufaklı birçok şirketin ve yatırımcının giyilebilir elektronik alanına yöneldiği görülüyor.

Amerikan inovasyon ekosistemi; üniversiteler ve finansal araçlar

startup fund silikonvadisi.tv

Bunun önemli bir nedeni ABD inovasyon ekosisteminin büyük fikre sahip girişimcileri desteklemesi. Şu anda birer dev olan Google, Apple ve diğer birçok teknoloji şirketi bu sistemden doğrudan ya da dolaylı faydalanmış ve faydalanmaya da devam ediyor. Bu şirketler, giyilebilir elektronik alanına yönelmiş yeni bitme şirketler için birer rol modeli oluşturuyor. MIT, Berkeley, Stanford ve Carnigie Mellon gibi üniversiteler geleceğin dev şirketleri için kuluçka merkezleri görevini görüyor. Bu üniversitelerin sağladığı kaynaklar ilk etapta gelecek vaat eden projelerin finansal risklerden uzak gelişmesini sağlıyor. Amerikan üniversiteleri kendi bünyelerinde geliştirilen teknolojinin fikri mülkiyet haklarını koruyor. Bu durum, hem projelerini laboratuardan ticari dünyaya taşımak isteyenlerin sayısını artıyor hem de daha sonraki aşamada kurulacak şirketin potansiyel yatırımcılar nezdinde değerini yükseltiyor. Google kurucuları Sergey Brin ve Larry Page’in Stanford’da geliştirdikleri arama algoritması ve daha sonra yaşadıkları en çok konuşulan örneklerden biri. ABD’de 2012 yılında çıkartılan ve yeni kurulan şirketlerin daha kolay finansal destek bulmasını sağlayan “Jumpstart Our Business Startups (JOBS)” yasası da laboratuarlardan pazara giden süreci hızlandırıyor. Zira, yeni kurulan şirketler gerek duyduğu sermayeyi melek yatırımcılar, risk sermayesi, binlerce küçük yatırımcıyı bir araya getiren Kickstarter gibi kuruluşlar ya da halka arz aracılığıyla bulabiliyorlar. Damlaya damlaya göl olur minvalinde küçük yatırımcılar ve girişimcileri bir araya getiren Kickstarter özellikle giyilebilir elektronik alanında oldukça başarılı. iPhone ve Android uyumlu akıllı saat üreticisi Pebble bunun en güzel örneklerinden biri. Şirket 100 bin dolarlık yatırım sermayesi bulmak için kolları sıvamışken bu sayede 10.2 milyon dolarlık kaynak sağlamış durumda. Kickstarter’ı kullanarak yatırım sermayesi sağlayan bir başka kuruluş ise sanal gerçeklik alanında faaliyet gösteren Oculus VR. Şirket geliştirdiği sanal gerçeklik başlığı için hedeflediği 250 bin doların çok üzerinde, 2 milyon dolar civarında bir yatırım sermayesi sağladı. Dahası, yakın bir zamanda Facebook bu şirketi 2 milyar dolar karşılığında satın aldı. Bir başka örnek de Urbana-Champaign’deki Illinois Üniversitesi’nden filizlenen MC10. Şirket esnek, insan vücudunun hareketleri ile uyumlu, uzayabilen “Biostamp” isimli elektonik bantlar geliştiriyor. Üzerinde algılama devreleri bulunan bu bantlar sayesinde vücudun herhangi bir yerine uygulanarak çeşitli fizyolojik parametreler ölçülüyor. Geçen yıl “Reebok Checklight” isimli kafa darbe göstergesini pazara sunan ve 150’nin üzerinde patente sahip MC10 ilk Biostamp uygulamalarını 2015’te sunmayı planlıyor.

Avrupa ve Asya’da durum nasıl?

Angel Investor silikonvadisi.tv

Avrupa’da yeni bitme şirketlerin sermaye sağlaması için gerekli finansal kaynak alternatifleri çok sınırlı. Genelde Avrupa ülkelerinde inovatif teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketler bürokratik engellerden dolayı yatırım sermayesini devlet teşviği ile sağlamak zorunda. Bu durum hızlı gelişen teknolojilerde geri kalınmasına ve girişimcinin cesaretinin kırılmasına yol açıyor. Ancak, altyapı yatırımı gerektiren, daha uzun tasarım-pazara sunma periyodlarına sahip sürdürülebilir enerji, otomotiv tasarımı ve biyomedikal mühendislik gibi alanlarda Avrupa ABD’yi çoktan geçmiş vaziyette. Devlet teşviği Asya’daki inovasyon lokomotifinin önemli bir parçası olsa da giyilebilir elektronik şirketleri teşviklerden yararlananlar arasında yer alamıyor. Bu durumda da Sony, Samsung ve LG gibi elektronik devleri Asya’daki giyilebilir elektroniğe yön veriyorlar. Ticari elektronik sektöründe girişimcilik ruhu patlaması yaşayan Çin burada bir istisna olabilir. Teknoloji ürünlerinin üretimi olmasa bile tasarımlarının Çin’de gerçekleşmesi mümkün. Japonya (%62), Amerika (%25), İngiltere (%16) ve diğer birçok ülkedeki yabancı öğrencilerin hatırı sayılır bir bölümünün Çinli olması bu ülkenin geleceğe yönelik nasıl bir strateji izlediğine dair ipuçları veriyor. Teknolojik inovasyonun dünyanın her yerinde geliştirildiği yadsınamaz bir gerçek. Ancak, ABD’deki üniversiteler, finansal destek seçenekleri ve girişimcilik ruhu özellikle giyilebilir elektronik alanında bu ülkenin liderliğini gelecek yıllarda da koruyacağını gösteriyor.

Türkiye bir ders çıkarabilir mi?

silikonvadisi.tv

Tüketici elektroniğini bir kenara bırakırsak araştırma-geliştirme merkezli elektronik sektörü katma değeri yüksek sektörlerden biri. Üretim tarafı bir yana özellikle tasarım tarafında yapılacak en büyük yatırım insan. Zira tasarımını geliştirdiğiniz fikri mülkiyet hakları korunan bir ürünü dünyanın herhangi bir köşesinde ürettirebilirsiniz. Türkiye’nin girişimcilik ruhu ve beyin gücü açısından bir sorunu bulunmuyor. Ancak, yıllarca beyin göçünden bahseder dururuz. Yurtdışına her yıl onbinlerce öğrenci gönderiyoruz. Bu öğrencilerin bir bölümü eğitimlerinin bitiminde okudukları ülkelerde yerleşerek ileri teknoloji diğer birçok alanda büyük başarı sağlıyor. Çin, yıllar öncesinde Japonya, Tayvan, Güney Kore ve Hindistan gönderdikleri öğrencileri eğitim sonrası ülkelerine geri alabilmiş durumda. Tüketim modellerini örnek almaya çalıştığımız ABD, Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinin eğitim/ArGe/üretim modellerini de örnek almamız gerektiği bir gerçek.

Yazan : 

Ana Sayfa » Genel » Giyilebilir Elektonik ’te Lider Neden ABD Olur?