Şubat 23, 2026




ABD’deki tarife kararı sonrası kriptoda sert dalgalanma

ABD’deki tarife kararı sonrası kriptoda sert dalgalanma

 

Lider kripto para Bitcoin 65.525 dolar seviyesinde işlem görürken, Ethereum 1.878 dolardan fiyatlanıyor. Kripto piyasasının toplam büyüklüğü 2,25 trilyon dolar. CoinTR Araştırma Departmanı tarafından hazırlanan bültende piyasadaki son gelişmelere yer veriliyor.

 

Kripto paralarda son 24 saatin öne çıkan gelişmeleri

 

ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın olağanüstü hal kapsamında uyguladığı tarife yetkisini iptal etmesinin ardından ABD’li yetkililerin mevcut ticaret anlaşmalarının geçerliliğini koruduğunu teyit etmesi, ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı. Trump’ın küresel tarifeyi yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseltmesi, küresel piyasalarda riskli varlıklarda sert fiyat hareketlerine zemin hazırladı. Coinglass verilerine göre son 24 saat içerisinde 137.896 yatırımcı tasfiye olurken, toplam tasfiye 478,40 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın 434,18 milyon doları uzun (long) pozisyonlardan, 44,22 milyon doları ise kısa (short) pozisyonlardan kaynaklandı. Genel görünüm, kripto para piyasasının küresel politika başlıklarına ve risk algısındaki ani değişimlere karşı hassasiyetini koruduğunu ortaya koyuyor. Ticaret politikalarına ilişkin gelişmelerin ve makro gündemin seyri, kısa vadede fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.

Kripto para piyasası bu şartlar altında, pazar akşamı yaşanan sert satış dalgasıyla haftaya yüksek oynaklıkla başladı. Kısa sürede hız kazanan geri çekilme vadeli işlemler tarafında yoğun tasfiyelere yol açtı. Lider kripto varlık Bitcoin, 67.600 dolardan 64.416 dolara gerileyerek keskin bir düşüş kaydetti. Fiyat hareketinin kısa zaman diliminde gerçekleşmesi, satış baskısının hızını ve kaldıraçlı pozisyonların etkisini artırdı. Bitcoin’deki geri çekilmeyle paralel olarak diğer kripto varlıklar da değer kaybetti ve düşüş piyasa geneline yayıldı. Bülten yazıldığı sırada Bitcoin 65.525 dolardan fiyatlanırken, Ethereum 1.878, XRP 1,36, Solana ise 78,79 dolardan fiyatlanıyordu. Geçtiğimiz hafta Bitcoin ETF’leri toplam 315,86 milyon dolarlık, Ethereum ETF’leri ise 123,37 milyon dolarlık net çıkış kaydetti.

 

Missouri’de Bitcoin rezervi için yeni yasa tasarısı sunuldu

 

Missouri’de eyalet düzeyinde bir Bitcoin rezervi oluşturulmasına yönelik yasa tasarısı, geçen yıl sonuçsuz kalan girişimlerin ardından yeniden gündeme geldi. Cumhuriyetçi Temsilci Ben Keathley tarafından sunulan 2080 sayılı tasarı, eyalet hazinesi bünyesinde bir “Bitcoin Stratejik Rezerv Fonu” kurulmasını ve belirli şartlar altında Bitcoin’in kabul edilip elde tutulmasını öngörüyor.

 

Tasarıya göre Missouri Eyalet Haznedarı, eyalet sakinleri veya kamu kurumları tarafından yapılacak Bitcoin bağışlarını kabul edebilecek ve bu varlıkları en az beş yıl süreyle muhafaza edecek. Bu süre dolmadan satış, transfer veya başka bir varlığa dönüştürme işlemi yapılamayacak. Ayrıca haznedara, eyalet fonlarını kullanarak kripto varlık satın alma yetkisi verilmesi ve kamu kurumlarının onaylı dijital varlıkları vergi, harç ve benzeri ödemelerde kabul edebilmesi planlanıyor. Tasarı, fon faaliyetlerine ilişkin iki yılda bir kamuya açık rapor hazırlanmasını da zorunlu kılıyor.

 

Ocak 2026’da ilk ve ikinci okumaları yapılan tasarı, 19 Şubat’ta Temsilciler Meclisi Ticaret Komitesi’ne sevk edildi. Keathley’nin önceki girişimi olan 1217 sayılı tasarı da benzer şekilde bir Bitcoin rezerv fonu oluşturmayı hedefliyordu. Şubat 2025’te sunulan bu teklif, mart ayında ilgili komitede görüşülmesine rağmen yasama sürecinde ilerleme kaydedemeden dönem sonunda geçersiz kaldı. Missouri’deki yeni girişim, son bir yılda ABD genelinde artan “stratejik Bitcoin rezervi” tartışmalarının parçası olarak değerlendiriliyor. Federal hükümet, Başkan Donald Trump’ın Mart 2025 tarihli başkanlık kararnamesinin ardından ulusal düzeyde bir stratejik Bitcoin rezervi oluşturmuştu. Kansas ve Florida’da benzer düzenlemeler yasama organlarında ilerlerken, Arizona, Teksas ve New Hampshire’da kripto rezerv yasaları kabul edilmiş durumda.

 

SEC, aracı kurumların stablecoin varlıklarına %2’lik kesintiye izin verdi

 

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), aracı kurumların stablecoin varlıklarına yüzde 2 oranında kesinti uygulayabileceğini açıkladı. Daha önce dolara sabitli stablecoin’ler için yüzde 100 kesinti gerekip gerekmediği konusunda belirsizlik bulunuyordu ve bu durum söz konusu varlıkların net sermaye hesabına dahil edilmesini engelliyordu.

 

Açıklama, SEC’in Ticaret ve Piyasalar Bölümü tarafından yayımlanan bilgilendirme metniyle duyuruldu. Komisyon Üyesi Hester Peirce, ödeme amaçlı stablecoin’leri destekleyen rezerv varlıklar dikkate alındığında yüzde 100 kesintinin gereksiz derecede ağır bir uygulama olacağını belirtti. SEC düzenlemeleri uyarınca aracı kurumların mali yükümlülüklerini karşılayabilmek ve piyasa dalgalanmalarına karşı dayanıklılık sağlayabilmek için belirli bir asgari net sermaye tutarını koruması gerekiyor. Yeni uygulamaya göre 100 milyon dolarlık stablecoin bulunduran bir aracı kurum, bu tutarın 98 milyon dolarını net sermaye hesabına dahil edebilecek.

 

Düzenleme, stablecoin’lerin para piyasası fonlarına benzer şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyor. Böylece aracı kurumların tokenize menkul kıymetler ve diğer kripto varlıklara ilişkin faaliyet alanlarının genişlemesi bekleniyor. Stablecoin piyasasının toplam değeri Aralık 2025’te 300 milyar doların üzerine çıktıktan sonra yaklaşık 6 milyar dolar geriledi. Buna rağmen piyasa değeri 295 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Temmuz 2025’te yürürlüğe giren GENIUS yasasının ardından piyasada belirgin bir büyüme kaydedilmişti.

 

Vitalik Buterin’den DAO’lar için yapay zeka önerisi

 

Ethereum’un kurucularından Vitalik Buterin, yapay zekanın daha verimli merkeziyetsiz yönetişim modelleri oluşturabileceğini ve kullanıcıların daha bilinçli kararlar almasına katkı sağlayabileceğini belirtti.

 

Buterin, X platformunda yaptığı paylaşımda, DAO’lar gibi demokratik ve merkeziyetsiz yönetişim modellerinde temel sorunlardan birinin “insan dikkatinin sınırlılığı” olduğunu ifade etti. Çok sayıda kararın geniş uzmanlık ve zaman gerektirdiğini, çoğu katılımcının ise bu imkana sahip olmadığını vurguladı. Delegasyon yönteminin ise karar alma sürecini dar bir grubun kontrolüne bırakarak katılımcıların etkisini azalttığını kaydetti. DAO’larda ortalama katılım oranının yüzde 15 ila 25 arasında olduğu tahmin ediliyor. Düşük katılım, karar alma süreçlerinde verimsizliğe ve güç yoğunlaşmasına yol açabiliyor. Bazı durumlarda kötü niyetli aktörlerin yeterli token toplayarak zararlı teklifleri fark edilmeden kabul ettirmesi gibi yönetişim saldırıları yaşanabiliyor.

 

Buterin, bu “dikkat sorununa” çözüm olarak kişisel asistan niteliğindeki büyük dil modellerini (LLM) önerdi. Buna göre yapay zeka destekli bir kişisel ajan, kullanıcının yazışmaları, beyanları ve geçmiş tercihleri doğrultusunda oy verme sürecini yürütebilecek. Modelin tereddüt yaşadığı ve konunun önemli olduğu durumlarda ise kullanıcıdan doğrudan görüş alarak gerekli bağlamı sunabileceğini belirtti. Buterin ayrıca, müzakereler veya fon kararları gibi özel ve hassas bilgilerin söz konusu olduğu durumlarda merkeziyetsiz yönetişimin ayrı bir zorlukla karşılaştığını ifade etti. Bu tür durumlarda genellikle geniş yetkilere sahip kişilerin görevlendirildiğini belirten Buterin, alternatif olarak kullanıcıların kişisel LLM’lerini kapalı bir sistem içinde çalıştırabileceğini, modelin özel bilgileri görerek yalnızca nihai değerlendirmeyi dışarı aktarabileceğini söyledi.