Şubat 25, 2026




Dijital Askıda Yemek: ODİ ile Sürdürülebilir Sosyal Fayda

Dijital Askıda Yemek: ODİ ile Sürdürülebilir Sosyal Fayda

 

MarjinalSosyal’in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının bu haftaki konuğu, askıda yemek geleneğini dijital dünyaya taşıyan sosyal girişim ODİ (Öğrenci Dostu İşletme) oldu. ODİ Kurucu Ortağı Aykut Hocaoğlu, üniversite öğrencilerinin beslenme sorununa teknoloji odaklı ve sürdürülebilir bir modelle çözüm geliştirdiklerini aktarırken, henüz ilk yılını tamamlayan girişimin kısa sürede yarattığı etkiye dikkat çekti.
2016 yılında Marjinal Porter Novelli tarafından markalarla sivil toplumu buluşturmak ve topluma fayda sağlayan iş birlikleri geliştirmek amacıyla hayata geçirilen MarjinalSosyal’in hazırladığı; MarjinalSosyal Direktörü Aynur Kolbay Hülya’nın sunduğu ve SosyalUp YouTube kanalında yayınlanan programın yeni bölümünde ODİ Kurucu Ortağı Aykut Hocaoğlu; öğrencilerin artan yaşam maliyetleri karşısında yaşadığı beslenme sorununu, ODİ’nin dijital askıda yemek modelini, işletmelere sağlanan ekonomik katkıyı ve girişimin önümüzdeki dönem hedeflerini anlattı.

Beslenme bir lüks değil, temel ihtiyaç
Hocaoğlu, OECD verilerine göre üniversite öğrencilerinin önemli bir bölümünün düzenli ve yeterli beslenemediğini belirtti. Bu soruna ilişkin Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın gerçekleştirdiği araştırmalara da atıfta bulunarak, öğrencilerin aylık ortalama gelirlerinin (harçlık ve burslar dahil) temel yaşam giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını, yalnızca yeme-içme masraflarının dahi bütçeleri ciddi şekilde zorladığını ve ODİ’nin tam da bu noktada devreye girdiğini vurguladı.

Sistem basit, dijital ve erişilebilir
ODİ’de sistemin oldukça basit ve erişilebilir bir yapıda kurgulandığını belirten Hocaoğlu, modelin anlaşmalı restoranlarda oluşturulan indirimli öğrenci menülerinin destekçiler tarafından uygulama üzerinden satın alınarak askıya bırakılması esasına dayandığını ifade etti. Öğrencilerin ise kendilerine tanımlanan dijital kod aracılığıyla bu menülere ücretsiz ya da indirimli şekilde erişebildiğini aktardı.

Sürecin tamamen dijital ilerlediğinin altını çizen Hocaoğlu, öğrencilerin herhangi bir mahcubiyet yaşamadan destek alabildiğini vurguladı. Yemek sonrasında gönderilebilen anonim teşekkür mesajlarının ise dayanışma kültürünü güçlendiren önemli bir unsur olduğunu sözlerine ekledi.
ODİ hakkında detaylı bilgi almak, öğrenci ya da destekçi olarak sisteme dahil olmak isteyenler için: https://getodi.com/

İlk yılda 25 bin öğrenciye ulaşıldı
Aykut Hocaoğlu’nun paylaştığı verilere göre ODİ, ilk yılında 25 bin öğrenciye ulaşırken 13 binin üzerinde destekçiyi sisteme dahil etti. Girişim, 10 şehirde faaliyet göstererek 66 binin üzerinde menüyü öğrencilerle buluşturdu. İlk yıl sonunda yaklaşık 20 milyon TL’nin üzerinde finansal tasarruf sağladıklarını belirten Hocaoğlu, modelin yalnızca maddi değil sosyal bir etki de ürettiğini vurguladı. Yaklaşık 130 işletmeyle iş birliği içinde olduklarını aktaran kurucu ortak, bu sayede 15 milyon TL’nin üzerinde ek ciro yarattıklarını ifade etti. İşletmelerin de “öğrenci dostu” kimliğiyle bilinirlik kazandığını söyleyen Hocaoğlu, modelin yüksek komisyonlu platformlara alternatif bir satış kanalı sunduğunu belirtti. ODİ aracılığıyla işletmeye gelen öğrencilerin memnun kalmaları halinde kendi bütçeleriyle ya da arkadaşlarıyla yeniden gelerek dolaylı bir ciro artışı yarattığını da sözlerine ekledi.

ODİ’nin gençlik yapılanması YODİ hakkında da bilgi veren Hocaoğlu, 15 üniversitede yaklaşık 100 gönüllü öğrencinin aktif rol aldığını söyledi. Kampüs elçilerinin hem restoran ağını büyüttüğünü hem de dayanışma modelinin yaygınlaşmasına katkı sağladığını dile getirdi.

Öncelikli hedef tüm üniversite şehirlerine ulaşmak
Öncelikli hedeflerinin Türkiye’deki tüm üniversite şehirlerine ulaşmak olduğunu belirten Hocaoğlu, yemekle başlayan modelin zaman içinde market, ulaşım ve kültür-sanat gibi farklı ihtiyaç alanlarına genişletilmesini planladıklarını ifade etti.

İlk yıl içinde Arçelik, Turkcell ve İş Bankası gibi kurumlarla iş birlikleri hayata geçirdiklerini aktaran Hocaoğlu, bu modelin kurumsal şirketler için ölçülebilir ve sürdürülebilir bir sosyal etki alanı sunduğunu da vurguladı.

Toplumdan aldığını topluma verme anlayışı artık bir tercih değil, sorumluluk
Programın sonunda toplumsal sorunların bireysel çabalarla çözülemeyecek ölçekte olduğunu belirten Hocaoğlu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Gerçek etki için kurumların kolektif güçlerini devreye almaları gerekiyor. Toplumdan aldığını topluma verme anlayışı artık bir tercih değil, sorumluluk. Tüketici ve çalışan beklentileri de bu yönde değişiyor. Kurumlara sıfırdan yapı kurmak yerine güvenilir sosyal girişimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmalarını tavsiye ediyorum. Önemli olan, hangi alanda olursa olsun bir yerden adım atmak.”

“Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının ODİ ile gerçekleşen yeni bölümünü izlemek için: https://youtu.be/Bwy3CwUnxdw

Bölümün Spotify podcast yayınını dinlemek için: https://open.spotify.com/episode/6STy1bKGhxbFX5BVa19ulr?si=RIVmvwgwR_2isTQo-nykOQ