Otomotiv Satış Sonrası Sektöründe Nakit Krizi: Şirketlerin Yüzde 85’i Yatırım Yapmayacak
Otomotiv satış sonrası sektöründe finansal baskılar giderek artıyor. OSS Derneği’nin 2026 yılı üçüncü çeyrek değerlendirme anketine göre, sektörün en büyük sorunu yüzde 80,9 ile nakit akışı oldu. Şirketlerin yalnızca yüzde 14,7’si önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı planlarken, yılın son çeyreğinde yurt içi satışlarda daralma bekleniyor.
Otomotiv satış sonrası pazarı, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde ekonomik belirsizlikler, artan maliyetler ve zayıflayan talep nedeniyle zor bir dönem geçirdi. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) tarafından gerçekleştirilen 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi, sektördeki finansal sorunların derinleştiğini ve şirketlerin yatırım kararlarında daha temkinli davrandığını ortaya koydu.
Anket sonuçlarına göre, yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar geçen yılın aynı dönemine kıyasla dolar bazında yalnızca yüzde 0,03 artış gösterdi. Sektörün en önemli sorunu nakit akışı olurken, şirketlerin önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri de olumsuz yönde şekillendi.
Otomotiv satış sonrası sektörünün en büyük sorunu nakit akışı
OSS Derneği’nin araştırmasında şirketlerin karşı karşıya kaldığı sorunlar arasında nakit akışı ilk sıraya yerleşti. Ankete katılan üyelerin yüzde 80,9’u nakit akışında yaşanan problemleri sektörün en önemli sorunlarından biri olarak gösterdi.
Maliyetlerdeki aşırı artış yüzde 70,6 ile ikinci sırada yer alırken, iş ve ciro kaybı yüzde 52,9 ile üçüncü sıraya yükseldi.
Şirketlerin karşılaştığı diğer önemli sorunlar ise şöyle sıralandı:
- Kargo maliyetlerindeki artış ve teslimat gecikmeleri: Yüzde 47,1
- Gümrüklerde yaşanan problemler: Yüzde 26,5
- Tedarik sorunları: Yüzde 25
- Mevzuat değişiklikleri: Yüzde 17,6
- İstihdam sorunları: Yüzde 17,6
- Döviz kurlarındaki hareketlilik: Yüzde 10,3
Veriler, otomotiv satış sonrası sektöründe maliyet baskısının devam ettiğini, ancak işletmeler açısından nakit yönetimi ve finansmana erişimin giderek daha kritik hale geldiğini gösterdi.
Şirketlerin yalnızca yüzde 14,7’si yeni yatırım planlıyor
Sektördeki finansal belirsizlikler yatırım kararlarını da etkiledi. Önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan OSS üyelerinin oranı, bir önceki çeyrekteki yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 14,7’ye geriledi.
Üretici üyelerde yatırım yapmayı planlayanların oranı yüzde 28,6’dan yüzde 22,6’ya düşerken, dağıtıcı üyelerde bu oran yüzde 13,9’dan yüzde 8,1’e indi.
Özellikle dağıtıcı şirketlerde yatırım eğiliminin belirgin biçimde zayıflaması dikkat çekti. Veriler, sektör şirketlerinin yeni yatırımlardan önce mevcut finansal dengelerini korumaya odaklandığını ortaya koydu.
Tahsilat sorunları şirketleri zorluyor
Otomotiv satış sonrası pazarında tahsilat süreçlerine ilişkin göstergeler de kötüleşti.
Ankete katılan şirketlerin yüzde 48,5’i tahsilat süreçlerinin bir önceki çeyreğe göre kötüleştiğini, yüzde 5,9’u ise çok daha kötü hale geldiğini belirtti. Böylece tahsilat koşullarında olumsuzluk yaşayan şirketlerin toplam oranı yüzde 54,4’e ulaştı.
Şirketlerin yüzde 35,3’ü tahsilat süreçlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını ifade ederken, yalnızca yüzde 10,3’ü iyileşme yaşandığını bildirdi.
Tahsilat süreçlerine ilişkin ortalama değerlendirme puanı da bir önceki anketteki 39,9 seviyesinden 37,5’e geriledi.
Her 4 şirketten 1’i istihdamını azalttı
Sektördeki ekonomik koşullar istihdam kararlarına da yansıdı. 2026 yılının üçüncü çeyreğinde ankete katılan şirketlerin yüzde 52,9’u çalışan sayısını koruduğunu açıkladı.
Şirketlerin yüzde 22,1’i istihdamını artırırken, yüzde 25’i çalışan sayısını azalttığını bildirdi.
Üretici üyelerin yüzde 25,8’i, dağıtıcı üyelerin ise yüzde 24,3’ü istihdamında azalma yaşandığını ifade etti. İstihdamını artıranların oranı üreticilerde yüzde 22,6, dağıtıcılarda ise yüzde 21,6 olarak gerçekleşti.
Yılın son çeyreğinde otomotiv satış sonrası satışlarında daralma bekleniyor
OSS anketinde 2026 yılının son çeyreğine ilişkin beklentiler de dikkat çekti. Sektör temsilcileri, yurt içi satışların geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında ortalama yüzde 1,30 azalacağını öngörüyor.
Dağıtıcı üyeler satışlarında yüzde 2,81 düşüş beklerken, üretici üyelerde yüzde 0,50 oranında sınırlı artış tahmin ediliyor.
Sektörün geleceğine ilişkin beklentilerde de olumsuz tablo öne çıktı. Katılımcıların yüzde 41,2’si önümüzdeki üç ayda otomotiv satış sonrası pazarının daha kötüye gideceğini düşünüyor. Pazar koşullarında değişiklik beklemeyenlerin oranı yüzde 44,1 olurken, iyileşme bekleyenlerin oranı yüzde 11,8’de kaldı.
Genel ekonomik görünüm konusunda ise katılımcıların yüzde 58,8’i önümüzdeki üç ayda koşulların kötüleşmesini bekliyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer veri de döviz kuru beklentisi oldu. OSS üyelerinin 2026 yıl sonu ortalama dolar kuru beklentisi, önceki anketteki 49,31 TL seviyesinden 52,26 TL’ye yükseldi.
Otomotiv üreticilerinde kapasite kullanımı geriledi
Anketin üretici üyeleri kapsayan bölümünde üretim ve kapasite kullanımına ilişkin veriler de paylaşıldı.
2026 yılının üçüncü çeyreğinde üretici üyelerin ortalama kapasite kullanım oranı yüzde 68,06 olarak gerçekleşti. Önceki ankette yüzde 73,93 seviyesinde bulunan kapasite kullanımı böylece 5,87 puan geriledi.
Üretici üyelerin üretimi geçen yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 0,68 azalırken, ihracatta dolar bazında yüzde 0,16 düşüş yaşandı.
Bu göstergeler, otomotiv satış sonrası sanayisinde üretim ve ihracatın yatay bir seyir izlediğini, kapasite kullanımındaki gerilemenin ise sektör açısından önemli bir gelişme olduğunu ortaya koydu.

OSS Başkanı Ali Özçete: “Nakit akışındaki bozulma sektörün sürdürülebilir büyümesini tehdit ediyor!”
2026 yılının üçüncü çeyrek sonuçlarını değerlendiren OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörde finansal koşulların ve nakit akışı yönetiminin giderek daha kritik hale geldiğini söyledi.
Ali Özçete, şu değerlendirmede bulundu:
“Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin sonuçlar, sektörümüz açısından özellikle finansal koşulların ve nakit akışı yönetiminin ne kadar kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önceki dönemlerde maliyet artışları en önemli gündem maddemizken, bugün üyelerimizin yüzde 80,9’u nakit akışında sorun yaşadığını ifade ediyor. Tahsilat süreçlerindeki bozulma, işletmelerin finansal planlamasını ve operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkiliyor. Maliyetler yüksek seviyelerini korurken, talepteki zayıf seyir ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler şirketlerimizin hareket alanını daraltıyor. Otomotiv satış sonrası pazarı, sahip olduğu üretim gücü, dağıtım altyapısı ve geniş hizmet ağıyla ekonomimiz açısından stratejik bir öneme sahip. Bu nedenle sektörümüzün finansal sürdürülebilirliğini destekleyecek koşulların oluşturulması büyük önem taşıyor”
Yatırım eğilimindeki gerilemeye de dikkat çeken Özçete, şirketlerin uzun vadeli rekabet gücünü koruyabilmesi için yatırımların devam etmesi gerektiğini vurguladı.
“Anketimizin en dikkat çekici sonuçlarından biri de yatırım eğilimindeki gerileme oldu. Önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerimizin oranı yüzde 14,7’ye kadar düştü. Üretici üyelerimizde yatırım planlayanların oranı yüzde 22,6 seviyesindeyken, dağıtıcı üyelerimizde bu oran yüzde 8,1’e geriledi. Bu tabloyu yalnızca kısa vadeli bir yatırım ertelemesi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Şirketlerimizin yeni kapasite oluşturabilmesi, teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için yatırımlarını sürdürebilmesi gerekiyor. Mevcut koşullarda işletmeler öncelikle finansal dengelerini korumaya odaklanıyor. Ancak uzun vadeli büyüme açısından yatırım iştahının yeniden güçlendirilmesini son derece önemli buluyoruz”
Ali Özçete: “Sektörümüzün uzun vadeli büyüme potansiyeline inanıyoruz”
Sektörün mevcut ekonomik koşullara rağmen güçlü bir üretim ve dağıtım altyapısına sahip olduğunu belirten OSS Başkanı Ali Özçete, maliyetlerin kontrol altında tutulmasının ve ekonomik öngörülebilirliğin artırılmasının önemine dikkat çekti.
Özçete, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Otomotiv satış sonrası pazarı, değişen ekonomik koşullara uyum sağlama kabiliyeti ve güçlü sektörel birikimiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemini koruyor. Üçüncü çeyrekte üretici üyelerimizin dolar bazında yurt içi satışlarında yüzde 3,18 oranında artış yaşanması ve üyelerimizin yüzde 75’inin istihdam seviyelerini koruması veya artırması, mevcut koşullarda önemli göstergeler olarak öne çıkıyor.
Bununla birlikte son çeyreğe yönelik beklentiler, sektörümüzde temkinli görünümün devam edeceğini gösteriyor. Üyelerimizin yüzde 41,2’si önümüzdeki dönemde pazar koşullarının daha da zorlaşacağını düşünüyor. Ekonominin genel gidişatına ilişkin olumsuz beklentilerin de yükseldiğini görüyoruz. Bu dönemde maliyetlerin kontrol altında tutulması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, sektörümüzün geleceği açısından kritik önem taşıyor”
Üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasının önemini de vurgulayan Özçete, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Üretici üyelerimizin kapasite kullanım oranının yüzde 68,06 seviyesine gerilemesi dikkatle ele alınması gereken bir gelişme. Üretim ve ihracatımızda sınırlı daralma yaşansa da otomotiv satış sonrası sanayimiz güçlü bir bilgi birikimine, üretim altyapısına ve uluslararası rekabet deneyimine sahip. Türkiye, otomotiv satış sonrası ürünlerinde önemli bir üretim ve tedarik merkezi konumunda. Bu avantajımızı koruyabilmek için şirketlerimizin verimliliklerini artırmalarını, katma değerli üretime odaklanmalarını ve ihracat pazarlarında güçlenmelerini destekleyecek bir ekonomik zemine ihtiyaç var. Sektörümüzün uzun vadeli büyüme potansiyeline inanıyoruz. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir bir büyümeye dönüşebilmesi için finansal istikrarın güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gerekiyor.












