Grant Thornton’un İş Dünyasında Kadınlar 2026 Raporu yayımlandı
Grant Thornton International tarafından bu yıl 22. kez gerçekleştirilen İş Dünyasında Kadınlar Araştırması’na göre, küresel ölçekte kadınların üst yönetimdeki oranı 1,1 puan gerileyerek %32,9 oldu. Mevcut eğilim, orta ölçekli şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051’de ulaşılabileceğine işaret ediyor.
Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 35 ülkeden C seviye katılımcı ile yürütülen araştırma, katılımcı ülkelerde kadın yönetici oranları, kadınların görev aldığı üst düzey rollerin dağılımı, şirketlerin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık (DE&I) girişimleri ve bu girişimlerin şirket performansına etkileri gibi önemli başlıklara ışık tutuyor.
Araştırmaya göre, üst yönetimdeki kadın oranı sıralamasında Türkiye, %41,8’lik bir oran ile 35 ülke arasında 6. sırada yer alıyor. Bu oran ile Türkiye, %32,9 olan küresel ortalamanın 8,9 puan; %34,9 olan Avrupa Birliği ortalamasının 6,9 puan üzerinde konumlanıyor.
Ayrıca Türkiye bu sıralama ile, Fransa (%37,6), İspanya (%37,3), İngiltere (%35,6), Hollanda (%34), Çin (%32,7), Almanya (%32,1), Japonya (%21,5) gibi önde gelen ekonomilerin üzerinde bulunuyor. Bu konum, Türkiye’nin rastlantısal bir artış içinde değil, sürdürülebilir bir dönüşüm sürecinde olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin son 4 yıldaki sonuçları ise şöyle: 2023’te %36,9, 2024’te %41, 2025’te %41,3 ve 2026’da %41,8.
Türkiye’de gözlemlenen yükseliş; özel sektörün dönüşümü, genç kadın profesyonellerin artan temsili ve kurumsal yönetim standartlarındaki gelişimle paralel ilerliyor.

Türkiye’de İnsan Kaynakları Başı Çekiyor
Grant Thornton’un araştırmanın 2026 sonuçlarına göre, Türkiye’deki şirketlerde insan kaynakları yönetiminde ağırlıklı olarak kadınlar görev alıyor. “Şirketinizde üst düzey yönetimde yer alan kadınlar hangi pozisyonlarda görev alıyor?” sorusuna verilen cevaplarda insan kaynaklarından sorumlu üst düzey yönetici pozisyonu %51,7 ve CEO/yönetici direktör %40,2 ile ilk iki sırayı oluşturuyor. Pazarlamadan sorumlu üst düzey yönetici ve operasyondan sorumlu üst düzey yönetici rolleri de %34,5’erlik oranlar ile üçüncü sırayı paylaşıyor. Onları %28,7 ile mali işlerden sorumlu üst düzey yönetici rolü takip ediyor.
Grant Thornton Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Lideri Neşe Kılıç, araştırmayla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Grant Thornton Türkiye’de unvanlara değil, katkıya odaklanıyoruz. Mentorluk, liderlik programları ve esnek çalışma modellerine yatırım yapıyoruz. Grant Thornton Türkiye olarak üst düzey rollerdeki kadın oranımız ulusal ortalamanın üzerinde. Bu durumu sadece bir İK politikası olarak değil, liderlik kültürümüzün bir parçası olarak önceliklendiriyoruz. Yapımızı kişisel destekle birleştiriyoruz. Gerçek değişimi sağlayan da bu.”
Küresel Düzeyde Kadın CEO Oranında Artış
Küresel üst düzey liderlikte kadınların genel oranı hafif bir düşüş göstermiş olsa da araştırma, küresel düzeyde C-seviye, İcra Kurulu Başkanı (CEO) dahil pek çok rolde kadın liderlerin oranında artış olduğunu ortaya koyuyor. Küresel ölçekte CEO pozisyonlarının %23,8’i kadınlar tarafından yürütülüyor. Bu oran, 2025’e kıyasla 2,1 puanlık bir artışı temsil ediyor. Benzer ilerlemeler; ticari işlerden sorumlu üst düzey yönetici, bilgi teknolojilerinden sorumlu üst düzey yönetici ve sürdürülebilirlikten sorumlu üst düzey yönetici gibi yüksek görünürlüğe sahip diğer roller için de gözlemleniyor.
Küresel düzeyde insan kaynaklarından sorumlu üst düzey yönetici, %43 ile kadınlar tarafından en yüksek oranda temsil edilen üst yönetim rolü olmaya devam ediyor. Bunu %39 ile mali işlerden sorumlu üst düzey yönetici ve %29,7 ile pazarlamadan sorumlu üst düzey yönetici izliyor.s
Şirketler DE&I Konusunda Kararlılığını Koruyor
Bu yılki araştırma, cinsiyet eşitliği girişimlerini sürdüren ve yenilerini hayata geçirmeyi planlayan şirketlerin, gelir ve çalışan sayısında kayda değer büyüme bildirme olasılığı en yüksek olan grup olduğunu gösteriyor. Yatırımcılar, cinsiyet dengeli liderlik ya da buna ulaşma yönünde güçlü bir taahhüt ararken, çalışanlar bunu bir şirkete katılma veya şirkette kalma nedeni olarak görüyor.
Küresel sonuçlara göre şirket liderleri DE&I konusunda kararlılığını koruyor: şirketlerin %92,7’sinde DE&I girişimleri mevcut ve dörtte üçü cinsiyet eşitliğini önceliklendirmeye devam ediyor.
Cinsiyet Eşitliği Ancak 2051’de
Küresel ölçekte kadınların üst yönetimdeki oranı bu yıl %32,9’a gerileyerek 1,1 puanlık bir düşüş gösterdi. Bu dalgalanma, ilerlemenin her zaman doğrusal olmadığını ve kazanımların kalıcı hale gelmesi için yapısal dönüşümün süreklilik gerektirdiğini ortaya koyuyor. Mevcut eğilim, orta ölçekli şirketlerde tam cinsiyet eşitliğine ancak 2051 yılında ulaşılabileceğine işaret ediyor.
Cinsiyet Dengesinin Ölçülebilir Ticari Faydaları
2026 yılında, küresel olumsuzluklara rağmen orta ölçekli şirketlerin cinsiyet çeşitliliğini artırma yönündeki çabalarını sürdürdüğü görülüyor. Küresel bazda orta ölçekli şirketlerin %92,7’sinde DE&I girişimleri bulunurken, %75,8’i cinsiyet eşitliği girişimlerine bağlı olduklarını ifade ediyor. Şirketlerin üçte birinden fazlası (%36,8) ise yeni önlemler hayata geçirmeyi planlıyor.
Türkiye’den katılımcıların tamamı DE&I girişimleri bulunduğunu ifade ederken %83,9’u geçtiğimiz yıl DE&I girişimlerini gözden geçirdiğini ifade ediyor. Katılımcıların %48,3’ü “Mevcut cinsiyet eşitliği girişimlerimize bağlıyız” derken %37,9’u “Mevcut cinsiyet eşitliği girişimlerimize bağlıyız ve yeni girişimleri hayata geçirmeyi planlıyoruz” şeklinde görüş bildiriyor.
Aday Beklentileri Değişiyor
Orta ölçekli şirket liderlerinin %91,9’u, yeni bir pozisyona başvururken bir şirketin cinsiyet eşitliği girişimlerini kişisel olarak dikkate aldığını, %66,6’sı ise bunu bir öncelik olarak gördüğünü belirtiyor.
Araştırmaya Türkiye’den katılanlar ise “Kendi deneyiminizi düşündüğünüzde, bir pozisyona başvururken şirketin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık uygulamalarını kişisel olarak dikkate alır mısınız?” sorusuna %98,8 oranında olumlu yanıt verirken, %81,6 bu konuyu öncelikli olarak değerlendirdiğini söylüyor.
Aday beklentileri hızla değişiyor. Araştırmanın küresel sonuçlarına göre şirketlerin neredeyse dörtte biri (%23), potansiyel adayların şirketteki cinsiyet dengesi hakkında soru sorduğunu bildiriyor. Bu oran, geçen yıla kıyasla 14,3 puanlık artışla tüm dış paydaşlar arasında en büyük yükselişi gösteriyor.










