Ocak 9, 2026




IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Enerjide verimli büyüme, Türkiye için stratejik bir fırsat  

IICEC Direktörü Bora Şekip Güray: Enerjide verimli büyüme, Türkiye için stratejik bir fırsat

 

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, enerjide verimli büyüme sağlanmasının Türkiye’nin çok yönlü enerji hedefleri bakımından stratejik bir fırsat olduğunu söyledi. Güray, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, “Daha verimli bir enerji sistemi ithalat yükünü azaltarak enerji arz güvenliğini güçlendirmede önemli rol oynayacak” dedi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) Direktörü Bora Şekip Güray, hızla artan enerji talebinin daha verimli ve yüksek katma değerli çözümlerle yönetilmesinin, Türkiye’nin enerji güvenliği, ithalatın azaltılması, rekabetçi bir enerji sistemi ve sürdürülebilir enerji dönüşümü hedefleri açısından kritik bir fırsat sunduğunu söyledi. 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında değerlendirmelerde bulunan Güray, son dönemde enerji verimliliğine yönelik farkındalığın artmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Güray, enerjiye olan talebi daha verimli ve katma değeri daha yüksek niteliğe ulaştırabilecek stratejilerin ve yatırımların daha sürdürülebilir bir enerji geleceği hedefleri için her yönden büyük önemi olduğunu belirtti.

 

“Daha verimli bir enerji sistemi enerji arz güvenliğini güçlendirmede ve emisyonların azaltılmasında önemli rol oynayacak”

Bora Şekip Güray, 2025 yılında IICEC tarafından sektörde bir ilk olarak yayımlanan “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” çalışmasında, daha verimli bir enerji sisteminin gelişimi yoluyla sağlanacak çok boyutlu kazanımları analitik bir çerçevede değerlendirdiklerini dile getirdi. Güray, “Verimli Büyüme Senaryosunda fayda maliyet çarpanı dört buçuk gibi oldukça çarpıcı bir orana işaret ediyor. Her 1 milyar dolarlık enerji verimliliği yatırımı karşılığında fosil yakıt ithalatında ve emisyonlarda azalma ile 4,5 milyar dolarlık tasarruf sağlanabilir. Daha verimli bir enerji sistemi ithalat yükünü azaltarak enerji arz güvenliğini güçlendirmede önemli rol oynayacak” dedi.

“Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu”ndaki bulgulara göre 2053 yılına kadar Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryo ile aynı ekonomik çıktıyı yüzde 21 daha az enerji tüketimiyle sağlayabiliyor. Bora Şekip Güray konuyla ilgili şu bilgileri paylaştı: “Böylelikle Türkiye, kişi başına enerji tüketimi yüksek ve enerji yoğunluğu düşük olan bazı OECD ülkeleri ile aradaki farkı daha hızlı kapatabiliyor. Bu da özellikle rekabetçilik ve ekonomi perspektifinden bakıldığında raporumuzdaki çarpıcı bir diğer bulgumuz. Verimli Büyüme Senaryosunda emisyonlar daha erken bir vadede tepe noktasına ulaşırken, iklim değişikliği ile mücadele hedeflerine sağlanacak önemli katkıya işaret ediliyor.”

 

“Finansmanı artırmak ve çeşitlendirmek üzere çalışmalar önemli”

Bora Şekip Güray, Türkiye’de son dönemde enerji verimliliğinde kaydedilen gelişmelerin memnuniyet verici olduğunu belirtti. Güray sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemiz ekonominin enerji yoğunluğunda azaltım performansı ile son birkaç yıldır OECD ülkeleri arasında öne çıkmaya devam ediyor. Bu olumlu performansın sürdürülebilmesi için gelişim alanlarımız var. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2024 yılı başında açıkladığı Enerji Verimliliği 2030 Stratejisi ve Eylem Planı önemli bir yol haritası sunuyor. Buradaki hedefler kapsamında 2030 yılına kadar enerji verimliliğine 20,2 milyar dolar yatırım hedefleniyor. Sanayi başta olmak üzere enerji tüketicisi sektörlerde artan farkındalık ile birlikte enerji verimliliği yatırımlarına daha fazla ve daha çeşitlendirilmiş finansman çekebilmek üzere modeller ve iş birlikleri geliştirilmesine yönelik çalışmalar önem taşıyor.”

 

“Enerjide en yüksek talep binalarda ısıtma ve soğutmadan kaynaklanıyor”

Bora Şekip Güray, Türkiye’nin enerji talebini belirleyen sektörleri ve alt sektörleri yakıtlar ve teknolojiler olarak analiz ettiklerinde, en yüksek talebin binalarda ısıtma ve soğutmadan kaynaklandığını gördüklerini söyledi. Güray, “Talebin beşte biri binalarda ısıtma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminden geliyor. Bunu yüzde 18’er pay ile enerji-yoğun sanayi sektörleri ve karayolu ulaşımı takip ediyor. Karayolu yük taşımacılığı ve binalarda elektrikli ev aletleri ve aydınlatma amaçlı kullanımlar da eklendiğinde talebin yaklaşık yüzden 70’i bu beş alandan kaynaklanıyor” dedi. Bora Şekip Güray, özellikle eski konut binalarında, eski ve dolayısıyla yakıt verimi düşük taşıtlarda, sanayinin yapısında önemli verimlilik potansiyeli olduğunu sözlerine ekledi.

“Artan elektrik enerjisi talebinin verimli arz ve talep yaklaşımlarıyla yönetilmesi kritik önemde olacak”

Enerji sisteminde elektrik enerjisinin payındaki büyümenin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de en çarpıcı trendler arasında yer aldığını vurgulayan Bora Şekip Güray “Elektrik enerjisinin nihai enerji talebindeki payı bugün beşte bir civarında. Yaptığımız çalışmalarda önümüzdeki 25-30 yıl içerisinde bu oranın  yüzde 50 seviyesine gelebileceğini öngörüyoruz. Kişi başına elektrik tüketimi halen OECD ortalamasının yarısı seviyesinde ve nüfus artışından şehirleşmeye, sanayinin tüketiminden dijitalleşme ve mobilite artışına kadar talep büyümesini destekleyen birçok faktör var. Elektrikli araçlarda artış, büyümesi beklenen veri merkezleri talebi, klima kullanımlarında artış, ısı pompası teknolojilerinin yaygınlaşması gibi birçok dinamikle birlikte ülkemizin elektrik talebi daha çeşitlenmiş bir yapıya doğru evriliyor. Büyüyen ve çeşitlenen bu talebin hem güvenli hem de verimli olarak karşılanması gerekecek. Rekabetçi ve sürdürülebilir elektrik üretim portföyleri, elektrik iletim ve dağıtım şebekelerinin verimi ve esnekliği, talep tarafı yönetimi, ısıtma, soğutma, aydınlatma gibi kullanımlarda daha yüksek verimli cihaz ve ekipmanların kullanımı gibi başlıklar önümüzdeki dönemde daha kritik öneme sahip olacak. Veri analitiğinin ve dijitalleşmenin getirdiği olanakları da enerjide daha verimli büyüme yönünde önemli bir fırsat olarak görüyorum” diye konuştu.