Türkiye’de Akıllı Sayaç Dönüşümü 1 Mart’ta Başlıyor: 50 Milyondan Fazla Aboneyi İlgilendiriyor
Türkiye genelinde uzun süredir hazırlıkları sürdürülen akıllı sayaç dönüşümü 1 Mart itibarıyla resmen başlıyor. Enerji sektöründe dijitalleşme sürecini hızlandıracak uygulama kapsamında milyonlarca elektrik abonesi kademeli olarak yeni nesil akıllı sayaç sistemine geçirilecek.
50 Milyondan Fazla Abone Kapsamda
Yapılan açıklamalara göre dönüşüm süreci yaklaşık 50 milyonu aşkın elektrik abonesini kapsıyor. İlk etapta periyodik muayene süresi dolan sayaçlar, yüksek tüketimli aboneler ve çok sayaçlı panolara sahip tesisler öncelikli olacak. Yeni aboneliklerde ise akıllı sayaç kurulumu doğrudan zorunlu hale getirilecek.
2026 yılı sonuna kadar yaklaşık 6 milyon sayacın sisteme entegre edilmesi hedefleniyor. Nihai hedef ise 2028 yılı itibarıyla tüm sayaçların yerli ve milli yazılım altyapısına sahip akıllı sistemlere dönüştürülmesi.
Tüketiciye Ek Maliyet Yansıtılmayacak
Yetkililer, sayaç değişim bedelinin doğrudan tüketiciye ek bir maliyet olarak yansıtılmayacağını belirtiyor. Böylece hem sistem modernize edilecek hem de vatandaşın ilave finansal yükle karşılaşmaması sağlanacak.
Sürecin koordinasyonu ve düzenleyici çerçevesi ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yürütülüyor. Kurum, dijitalleşme adımının enerji arz güvenliği ve verimlilik açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Akıllı Sayaçlar Ne Sağlayacak?
Yeni nesil sayaçlarla birlikte:
-
Elektrik tüketimi anlık ve uzaktan izlenebilecek
-
Manuel sayaç okuma süreci sona erecek
-
Gerilim kalitesi ve kesinti verileri daha etkin analiz edilebilecek
-
Kayıp-kaçak oranlarının azaltılması hedeflenecek
-
Şebeke yönetimi daha verimli hale gelecek
Uzmanlara göre bu dönüşüm, yalnızca teknik bir sayaç değişimi değil; aynı zamanda Türkiye’nin enerji altyapısında kapsamlı bir dijital dönüşüm anlamına geliyor.
Enerji Yönetiminde Yeni Dönem
Akıllı sayaç sistemi sayesinde tüketiciler ilerleyen süreçte tüketim alışkanlıklarını daha detaylı takip edebilecek. Bu durum, özellikle enerji tasarrufu ve maliyet kontrolü açısından önemli avantajlar sağlayacak.
Enerji sektöründe küresel ölçekte yaygınlaşan akıllı şebeke uygulamalarıyla paralel ilerleyen bu adımın, Türkiye’de enerji verimliliğini artırması ve şebeke yönetiminde daha şeffaf bir yapı oluşturması bekleniyor.
1 Mart itibarıyla başlayacak dönüşüm süreci kademeli olarak ilerleyecek ve birkaç yıl içinde ülke genelinde yaygınlaşacak. Enerji alanında dijitalleşmenin en somut adımlarından biri olarak görülen bu uygulama, hem tüketiciler hem de dağıtım şirketleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.










