Epson, “Verimli bir gelecek tasarlamak mümkün” diyor
Sorumlu tüketim anlayışı artık birçok kişi için gündelik hayatın bir parçası haline geldi. Tüketiciler, eylemlerinin çevresel etkisinin giderek daha fazla farkına varıyor, plastik poşetleri yeniden kullanılabilir poşetlerle değiştirmekten ev ve iş yerinde geri dönüşüm uygulamalarını benimseyerek sürdürülebilir bir gelecek için hareket ediyorlar. Fakat bu eylemler bireysel anlamda önemli olsa da asıl sorunun sadece küçük bir parçası.
Tüketiciler, son dönemde yaşanan bu olumlu çabalarına karşın yazıcıların enerji ve malzeme tüketimi gibi gizli çevresel maliyetlerini çoğu zaman göz ardı ediyor. Bu konuda verimlilik için tasarlanmış cihazları tercih etmek önemli bir fark yaratabilir. Hiçbir teknoloji tek başına sürdürülebilirlik sorunlarını çözemezken, her gün kullanılan cihazların çevresel etkisini azaltmak önemli bir adım olabilir.
Verimliliğe dayalı inovasyon
Paradigmayı değiştirmek için teknoloji endüstrisinin tasarım yaklaşımını yeniden düşünmesi gerekiyor. Epson’daki ürün geliştirme çalışmaları on yıllardır Japonların “Sho-Sho-Sei” ilkesiyle yönlendiriliyor; bu ilke, verimli, kompakt ve hassas teknoloji yaratma taahhüdünü ifade ediyor.
Bu felsefenin yüksek kapasiteli, yeniden doldurulabilir mürekkep tankları kullanarak tek kullanımlık kartuşların atıklarını azaltmaya yardımcı olan EcoTank yazıcıların arkasındaki itici güç olduğunu belirten Epson Türkiye Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, “Verimli çalışmalarıyla dikkat çeken yazıcılarımızın bir set yeniden doldurulabilir mürekkep şişesi, 79 geleneksel mürekkep kartuşunun yerini alarak malzeme kullanımını önemli ölçüde azaltıyor. Diğer yandan; daha düşük enerji tüketimine odaklanan alternatif bir baskı yaklaşımı da geliştirdik. Ev, ofisler ve büyük işletmelere dek çeşitli çözümler sunan Isısız Baskı Teknolojisi, enerji verimli bir baskı yöntemi sunuyor. Toneri sayfaya yapıştırmak için bir silindiri ısıtmak zorunda olan lazer yazıcıların aksine, teknolojimiz mürekkebi doğrudan kâğıda püskürtmek için hassas bir basınç tekniği kullanıyor. Bu basit fark, Epson Isısız Teknolojisinin en çok satan lazer yazıcılara kıyasla enerji tüketiminde %96’ya varan tasarruf sağlayabileceği anlamına geliyor.” diyor.
Epson’un hassas mekanik sistemler oluşturma konusundaki uzmanlığı, verimli kâğıt kullanımı ve geri dönüşüm süreçlerini desteklemeyi de kapsıyor. Bunun en önemli örneği; kâğıdı suda çözmeye gerek kalmadan liflerine ayırabilen Dry Fibre teknolojisi. Ofis tabanlı kâğıt geri dönüşüm sistemi PaperLab, bu teknolojiyi kullanarak atık kâğıdı yeniden kâğıda dönüştürürken, sistem nemini korumak için minimum düzeyde ek su gerekiyor. Epson’un verimliliğe verdiği önem, ürünlerin ötesinde teknolojiyi tasarlama ve üretme felsefesinin yansımasını ifade ediyor.
Karbonsuzlaşmaya bütüncül yaklaşım
Engineered Future 2035 vizyonu kapsamında 2050 yılına kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından arınmış bir şirket olmayı hedeflediklerini açıklayan Epson Türkiye Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, “2021 yılında tüm yerel tesislerimizde %100 yenilenebilir elektriğe geçiş yapan Japonya’daki ilk üretici olarak bu yönde temelleri attık. Üretim ve verimli enerji kullanımı da bu planımızın bir parçası. Sektörel taahhütlerin fabrikaların da ötesine, küresel lojistiğin karmaşık dünyasına kadar uzanması gerektiğine inanıyoruz. Epson olarak, veriye dayalı somut adımlarla tüm operasyonlarımızı aktif olarak karbondan arındırıyoruz. Bu kapsamda; sevkiyatlarımızda yüksek hacimli konteynerlere geçerek yükleme kapasitemizi %14,3 oranında artırdık ve ihtiyaç duyulan toplam sevkiyat sayısını azalttık. 2024 mali yılında Maersk ile ortaklık kurarak önemli nakliye rotalarında biyodizel ve yeşil metanol gibi alternatif yakıtlar kullanmaya başladık. Bu girişimin ilk yılında sera gazı emisyonlarımızı yaklaşık 230 ton azaltacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, Kuzey Amerika’ya yeni bir nakliye rotasının açılması da karayolu transit süresini kısaltarak emisyonlarımızı 320 ton daha azalttı .” açıklamasını yaptı.
Bilinçli seçimler yapmak
İster evde ister ofiste olsun, daha akıllı bir teknoloji seçimi, enerji kullanımını, malzeme tüketimini ve uzun vadeli işletme maliyetlerini azaltmada önemli bir rol oynayabilir. Bu seçim; kanıtlanmış veriler, ölçülebilir verimlilik ve çevresel etkiyi azaltmaya yönelik net bir yaklaşımla desteklendiğinde daha değerli olacaktır. Hem tüketiciler hem de işletmeler için teknolojinin nasıl tasarlandığına ve kullanıldığına yakından bakmak daha bilinçli kararlar almak için önemli bir adımdır.










